68 kişi kendisini tutuyor, 31 arkadaşı var.
|
|
avrupa sineması512 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
mülksüzler447 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
Sylvia Plath223 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
Drajedergi99 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
otonom82 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
anarko feminizm71 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
çingeneler38 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
wimwenders8 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
BiSeKsÜeLLeR4 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
kafasıgüzelsanatlar3 üyesi var. üyelik serbest. |
peheyy...kızanımın panosuna en son mayısta bişey yazmışlar onda da bıyık mıyık bişeler. çok ayıp lan:/
alınacaklar;
-katran otu
-küçük domates
-türlü yap
-duralit
-turşu
-fırın tepsisi (35 cm çapında)
-6+2 limon(jöle için)
-soya filizi
-lavabo tıkacı
-çoraplarını yıka
-3 m. urgan ip(atlamak için)
yok bea nerdee sen beni 10 yıl önce gorcektın zehır zemberektm mbarek :=)
ancak kendimizi berbat hissettiğimizde,acı çekebilme sınırımızın sonuna varmışsak ve yaşamı bütünüyle alev alev yanan bir yara diye algılıyorsak,eğer artık yalnızca çaresizliği soluyorsak ve umutsuzluğun binbir ölümünü yaşamışsak,işte ancak o zaman...
ölüm en büyük tehlike olduğu sürece yaşamdan birşeyler beklenir.ama diğer tehlikenin sonsuzluğu keşfedildiğinde ölüm için umut beslenir.ve ölüm umut edildiği sürece tehlike büyüdüğü zaman umutsuzluk,ölememenin neden olduğu umutsuzluktur
teşkür ederim bende şuraya 2 omuz hareketi koymak isterdim ama hayat işte herzaman istediiğimiz olmuoo
Cennetin olmadığını hayal et
Eğer denersen bu kolay
Altımızda cehennem yok
Üstümüzdeyse sadece gökyüzü var
Hayal et bütün insanların
Bugün için yaşadığını...
Hiç ülke olmadığını hayal et
Bunu yapmak zor değil
Öldürecek ve uğruna ölecek bir şey yok
Ve din de yok
Hayal et bütün insanların
Hayatı barış içinde yaşadığını
Mülkiyetin olmadığını hayal et
Yapabilir misin merak ediyorum
Hırsa ve açgözlülüğe gerek yok
İnsanların kardeşliği
Hayal et bütün insanların
Tüm dünyayı paylaştığını
Benim bir hayalci olduğumu söyleyebilirsin
Ama tek ben değilim
Umarım bir gün sen de bize katılırsın
Ve dünya yekvücut olarak yaşar
bir çizgi film karakteri olacaksam bu bugs bunny olabilir:)) buraların en büyüğü o bir başka bugs buny bugs buny çok yaşa!!!:)) Kurabiyelere gelince dursunlar canım tepside güzel duruyolar şeklini bozmayalım:))
hıı yemezler ya kurabıyelerımden yersın yada kurşun...salak o be bugsbunny (yavsaklık,piçlik)zaaafı çok yaniii:=)
yok canım bugs bunny güzeldir:)) ya da garfield mı olsam bu aralar miskin takılıyom ruh halime daha çok uyuo, pazartesileri de sevmem zaten:))
"her zaman sarhos olmali. her sey bunda: tek sorun bu. omuzlarinizi ezen, sizi topraga dogru çeken zaman’in korkunc agirligini duymamak için, durmamacasina sarhos olmalisiniz.
ama neyle? sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz. ama sarhos olun.
ve bazi bazi, bir sarayin basamaklari, bir hendegin yesil otlari üzerinde, odanizin donuk yalnizligi içinde, sarhoslugunuz azalmis ya da büsbütün geçmis bir durumda uyanirsaniz, sorun, yele, dalgaya, yildiza, kuşa, saate sorun, her kaçan seye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her seye sorun, "saat kaç" deyin; yel, dalga, yildiz, kus, saat hemen verecektir karsiligini: "sarhos olma saatidir. zamanin inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhos olun durmamacasina! sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz..
charles baudelaire
''benim gördüğüm aşk sevmekten başlayan azgınlıktır.
o kadar çok sevmek ve azmak lazımdır ki aşk için hiç bi boğa seni tutamasın hiçbi toredor sana kırmızı şal gösteremesin...ewet aşk kendine mahsus bi boğa güreşidir.picasso dahı buu daha iyi bilir.
ben mümkün olduğu kadar aile içinde yaşadım.
bütün serseriliğime rağmen aile köklerimi kaybetmedim.
aile değil sade arkadaşlarım içinde böyledir.öldükleri zaman şiir yazarım.çocukları severim ailemi severim ben.
yabancı bir tv de bitkilerin nasıl çiftleştiğini seyrederken ağlıyorum.... derken aklıma gülerle ilk seviştiğimiz geliyor orada da ağladığımı hatırlıyorum...''can yücel
o kadar saf bı guzellık kı, o kadar dogal kı, oyle bı duygu ıste ask içinden geldıgı gıbı yasamak ıstersın cagın pıslıklerıyle karsılasırsın bu yuzden basın hep onundedır o kadar uzgunsundur kı yasananlara kafanı kaldırıp bakamazsın buralarda benım gıbı dusunen bırı varmı dıye kimi zaman bırak anlatabılmeyı soylemeye bıle cesaret edemezsın karsındakıne ama sen dogru yoldasındır safsındır daha el degmemıs aslında tamamıyle ozgurluktur bu dusuncelerının bakirliği.. bettyblues ben basımı kaldırıyorum artık
alkolle öldürüyorsun yarattığım binlerce beyin hücresini ve nikotin hala damarlarında..
kalp atışın yavaşlıyor,
irin ciğerlerinde..
seni böyle yaratmadım ben..tertemizdin doğduğunda..
baki kalan tek şey var
ağlıyorsun hala..
Mutfakta ağılar!
Patatesler tıslar.
Budur bütün Hollywood, penceresiz,
Floresan ışığı gelip gider korkunç bir migren misali,
Cilveli kağıt soyunup dökünür kapılarda
Sahne perdeleri, bir dulun bukleleri.
Ve ben, aşkım, patolojik bir yalancıyım,
Ve çocuğum, baksana ona, yüzü yere dönük,
İpleri gevşemiş küçük kukla, tekmeleyerek geri çekilir.
Bu yüzden şizofrendir,
Yüzü kırmızı ve beyazdır, panik içindedir,
Kendi pencerenin dışına koymuştun kızımın kedi yavrularını
Bir nevi çimento kuyuya
Ki orada dışkı yapıp kusarlardı ve ağlarlardı ve kızım işitmezdi onları.
Kızıma tahammül edemediğini söylerdin,
Piçin kızı derdin.
Bozuk bir radyonun seslerden ve tarihten arındırılması gibi
Borularını üflersin, havada
Yeni olanın gürültüsü.
Kedi yavrularını boğmam gerektiğini söyledin. Onların kokusunu!
Kızımı boğmam gerektiğini söyledin.
İkisinde böyle çılgınsa, onunda keser gırtlağını dedin.
Gülümser bebek, o şişko salyangoz,
Dörtgen şekilli parlatılmış turuncu muşambadan.
Yiyebilirsin onu. Bir erkek çocuğudur O.
Benim için yeterince iyi değil kocam diyebilirsin.
Onun Yahudi-Anası bir inci gibi himaye eder onun tatlı eşeyini.
Bir bebeğin var senin, benim iki.
Cornwall açıklarında bir kayada oturmalı ve saçlarımı taramalıydım.
Kaplan desenli pantolon giymeliydim, bir ilişkim olmalıydı.
Başka bir hayatta karşılaşacağız, havada rastlaşacağız,
Ben ve sen.
Bu esnada donyağı ve bebek pisliği kokar her şey.
İlaçla sersemledim ve son uyku haplarımla aptallaştım.
Pişen yemeğin buharı, cehennemin buharı
Yüzdürür kafalarımızı, iki zehirli zıtlık,
Kemiklerimiz, saçımız.
Seni Yetim diye çağırıyorum, yetim. Hastasın sen.
Güneş çıbanlar oluşturur sende, rüzgâr verem eder seni.
Bir zamanlar güzeldin.
New York’ta, Hollywood’da, erkekler derdi: “Hazır mısın?
Haydi bebek, olağandışın sen.”
Yeltendin, heyecan olsun diye yeltendin.
İktidarsız koca bir kahve içmek için gelir usulca.
Tutmaya çalışırım onu,
Eski bir kutbu şimşeğe doğru,
Asit banyolarına, senin göklerine.
Hantalca dolaşıp aşar o plastik kaldırım taşlı tepeyi,
Kamçılı tramvay. Mavidir kıvılcımlar.
Saçılır mavi kıvılcımlar,
Kuvars misali dağılır milyon parçaya.
Ey mücevher! Ey değerli!
Liman ışıklarının üstünde
Sürükledi ay kendi kan torbasını
O gece, hasta
Hayvan misali.
Ve sonra normale döndü,
Katı ve ayrı ve beyaz.
Kumsaldaki pul ışıltısı öldüresiye korkuttu beni.
Avuç dolusu toplamayı sürdürdük, severek bunu,
Yoğurduk hamur gibi, melez bir beden misali,
İpek tanelerini.
Bir köpek topladı senin köpeksi kocanı. Devam etmişti.
Sessizim şimdi, nefret ediyorum
Gırtlağıma kadar,
Dolu, dolu.
Konuşmam.
Güzel giysiler gibi paketliyorum katı patatesleri.
Paketliyorum bebekleri,
Paketliyorum hasta kedileri.
Ey asit çömlekleri,
Aşkla dolusunuz. Bilirsiniz kimden nefret edeceğinizi.
Sarılıyor zincirine ve demir küresine
Denize açılan kapının altında,
Oradan girer deniz, beyaz ve siyah,
Sonra kusar adamı geri.
Bir sürahi misali, doldurursun adamı her gün ruh özüyle.
Çok bitkinsin.
Sesin kulağımda küpe.
Kanat çırparak ve emerek, kanı seven yarasa.
İşte budur. İşte bu.
Bakarsın kapıdan dışarı,
Hüzünlü kocakarı. “Her kadın bir orospu.
Onlarla iletişimim koptu.”
Görürüm hoş dekorunun
Üzerine kapandığını bir bebeğin yumruğu gibi
Ya da bir anemon gibi, denizden gelen
Bu sevgiliyi, bu kleptomanı.
Hâlâ çiğim.
Geri gelebilirim derim.
Yalanlar ne içindir bilirsin.
Senin Zen cennetinde bile buluşmayacağız
sylvia plath
bu kadının gözleri aslında benim benden aldı onları hava atıyo burda
nanikk
elimde tutabildiğim herşeyin umarsızca ayrıştığını görüyorum.asitborik bende miydi?şeylerin üzerinde mi bilmiyorum.leyleğin kendi yaptığı yuvaya asitborik sızdırması gibi arada elimde pembe bi şişe tehlikeli rüzgarların önünde gülümsedim durdum.onlar çok ve daha yavaş benden.yeşil bir araba kullanırım ben istersemamazonların yeşil vagonunu sürerim onların arasına.onlar oynak bir insan topluluğunu andırıyor.çünkü onlar çok ve daha yaralanmamış.florence nightingale in pembe vagonunu çalarız istersek onlardan.bunu yapabiliriz hemde hiç düşünmeden çünkü bir zamanlar çokve daha gerçek sevmiş olmalıyız onları.bi pergel çiziyor şimdi hepimizi uzaklıklarımızı ve yakınlıklarımızı...
o pergel sadece uzaklık veya yakınlık dııl yonumuzude belırlıyor cogu zaman sen derdını neye yorarsan bır karanlık yada aydınlık unutmakı sevmek kendınden baslar ınsanı sen senı sev gercekten dıger ınsanlarada kendın gıbı bakarsın ılerıkı gunlerde
bıraztuhaf olduysa kusura bakma bu alkolle hadı canım ıyıgeceler
| tuttum | gizemaykus |
| tuttum | scrubs |
| tuttum | serkanyas |
| tuttum | Rammstein |
| tuttum | kremtluin |
| tuttum | little purple crow |
| tuttum | Montag |
| tuttum | insanormani |
| tuttum | pump me up |
| tuttum | bokvar |
| tuttum | crk |
| tuttum | draje dergi |
| tuttum | jackncoke |
| tuttum | mairus |
| tuttum | Anhedonic |
| tuttum | zalambodont |
| tuttum | caliban |
| tuttum | brutal target |
| tuttum | rabu |
| tuttum | rapport |
| tuttum | TURCO YY |
| tuttum | HenryLeeLucas |
| tuttum | THeaTRoLL |
| tuttum | babazulaforumu |
| tuttum | troubleeveryday |
| tuttum | atonal |
| tuttum | ufoozgur |
| tuttum | anlam kaykilmasi |
| tuttum | sanzelize canavari |